Siyasi Parti-Politika

Asagidaki Linkler,internetten derlenmistir.Daha fazla aramadan,kisa yoldan,

kaliteli sayfalara ulasmaniz icin hazirlanmistir.  

ADALET PARTISI

Türkiye Cumhuriyeti'nde faaliyette bulunmakta olan siyasi partilerden biri Ocak 1961 tarihinde kurulmuştur. 27 Mayıs 1960 Devrim Hareketi'nden sonra, Demokrat Parti iktidarına son verilmiş ve on yıl süre ile iktidarda kalan bu parti, 30 Eylül 1960 tarihinde mahkeme kararı ile kapatılmıştı. Böylece Türkiye'de faaliyette bulunan siyasi partilerden Büyük Millet Meclisi'nde temsilcileri bulunan yalnız ikisi, faaliyetlerine devam ediyorlardı.

Millî Birlik Komitesi tarafından, 27 Mayıs 1960 tarihinde yasaklanmış olan siyasî parti çalışmalarına Ocak 1961 tarihinden itibaren, bazı şartlar içinde izin verilince, 12 yeni siyasi parti kurulmuştur.

Bu partilerden biri olan Adalet Partisi genel olarak Demokrat Parti'ye sempati besleyen halk tabakalarının bir temsilcisi olarak faaliyete başladığını ifade etmiştir.

Adalet Partisi, iktisadi politikası bakımından, Cumhuriyet Halk Partisi ile farklı bir görüş sahibidir. Devletçiliğin sınırlı olmasını gerekli görür. Lâikliği de özel bir tarif içinde benimser. Devlet Plânlama programında da, Cumhuriyet Halk Partisi ile karşıt olabilecek görüşleri benimser. Her bakımdan Cumhuriyet Halk Partisi'nin sağında yer alan bir parti özelliğindedir.

1961 Ekim seçimlerinden sonra, T. Büyük Millet Meclisi'ne, ikinci büyük parti olarak katılmış, İsmet İnönü'nün Başbakanlığında kurulmuş olan ilk koalisyon kabinesinde C.H.P. ile birlikte yer almıştır. 1962 Haziran ayında, bu koalisyon ortaklığından ayrılmış ve muhalefet partisi kalmıştır. Aralık 1963 ayında, İsmet İnönü'nün ikinci koalisyon kabinesinin istifa etmesi üzerine, Parti olarak bir koalisyon hükümeti kurması teklifini Cumhurbaşkanından almış; fakat, öbür partilerle bir anlaşma imkânı bulamadığından, yine muhalefet partisi olarak vazifesine devam etmiştir.

13 Şubat 1965 günü. Üçüncü İnönü Kabinesinin istifa etmesi üzerine Suat Hayri Ürgüplü' nün Başkanlığında kurulan yeni Hükümette Adalet Partisi, C.H.P. nin dışındaki partilerle Hükümette görev almıştır.

............................................................................................................................

CUMHURİYET HALK PARTİSİ

Türkiye Cumhuriyetinde faaliyette bulunmakta olan siyasî partilerden biri. 11 Eylül 1923 tarihinde Ankara'da kurulmuştur. 23 Ekim 1923 de “Halk Fırkası” adını almış, 10 Kasım 1925 de adı “Cumhuriyet Halk Fırkası” olmuş, 1925 yılında “Cumhuriyet Halk Partisi” olarak değiştirilmiştir. Remzi C.H.P. sembolü altı oktur.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin doğuşu, Anadolu ve Rumeli Müdafaaî Hukuk Cemiyeti'nin sonunu bildiren “Dokuz Umde”lik bir beyanname ile ilân edilmiştir. Kurtuluş Savaşı'nı yönetmiş olan Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 Nisan 1923 de seçimi yenilemeye karar vermesi üzerine Mustafa Kemal, 8 Nisan 1924 de Anadolu ve Rumeli Müdafaaî Hukuk Cemiyeti adına “Dokuz Umde” lik bir program yayınlamıştır. Siyasî bir parti olmamakla beraber, derinliğine siyasî faaliyet göstermiş olan bu cemiyetin, vatandaşların uygulaması ile “Halk Fırkası” na geçeceğini bildirmiştir. Büyük Millet Meclisinin ikinci devresine katılan milletvekillerinin 7 Ağustostan 11 Eylüle kadar yaptıkları toplantılarda Halk Fırkası tüzüğü müzakere ve kabul edilmiştir. Partinin kuruluş dilekçesi de 23 Ekim 1923 de verilmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi, kuruluşundan bu güne kadar hukukî bünyesi ve siyasî durumu bakımından derin değişmelere uğramıştır: a - Millî ve manevî kuvvetleri aynı düşünce ve hareket etrafından toplayan bir dernekten (vatanperver kitlesinden) siyasî bir partiye geçiş; b - Bu teşekkülden tek ve totaliter bir partiye geçiş c - Bu

hüviyetin bırakılması ile çok partili rejimin demokratik bir unsuru haline geçiş.

1923 yılından 1950 yılına kadar aralıksız yirmiyedi yıl iktidarda kalmış bir parti olan Cumhuriyet Halk Partisi, Türk milletinin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması yolunda, Atatürk'ün önderliği altında devrim hareketlerine girmiş, 1930 - 46 yılları arasında tek parti hâkimiyetinin gerektirdiği şekilde hareket etmiş olmasına rağmen, 1946 yıllından itibaren çok partili hayata gidilmesinde önayak olmuştur. Böylece 1946 - 50 yılları arasında karşısına çıkan muhalefet partileriyle mücadelede bulunmuş, 1950 yılında yapılan genel seçimlerde Büyük Millet Meclisindeki çoğunluğunu kaybederek, muhalefette kalmıştır. O tarihten bu yana gerek büyük bir vatandaş topluluğu tarafından benimsenmesi, gerekse tecrübeli bilgili ve prensipleri belli bir parti olması bakımından en önemli ve büyük bir siyasî parti olmak durumunu muhafaza etmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi, programı şu altı ilkede sembolleşmiştir:

Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, İnkîlâpçılık, Devletçilik, Laiklik, Halkçılık
.........................................................................................................................................

ALTIOK


Cumhuriyet Halk Partisinin altı ana prensibinin sembolü. C. H. P, nin 11 Mayıs 1935 tarihinde toplanan Üçüncü Kurultayda kabul edilen bu ilkeler. 5 Şubat 1937 tarihinde Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilerek 1921 Anayasasının ikinci maddesine de geçmiştir.

Altıok'un temsil ettiği prensip şunlardır : Cumhuriyetçilik Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Lâiklik, İnkılâpçılık.

Cumhuriyetçilik : Türkler Cumhuriyetçidirler. Devletsin başında padişah veya kral değil, milletin seçtiği cumhurbaşkanı bulunur.

Milliyetçilik : Her Türk Milletini sever, Millerinin yükselmesi için çalışır. Gerektiğinde de koruma vazifesini üstüne alır. Milliyetçilik, millete bağlılığın ve onun iyiliğine çalışmanın bir ifadesidir.

Halkçılık : Halkın İrendi kendini idare etmesi halidir. Bunun başka bir mânası demokrasi demektir. Halkın seçtiği milletvekilleri ile de devlet yönetilir. Kanun karşısında her Türk vatandaşı aynı haklara sahiptir.

Devletçilik : Toplum hayatında, millet için yapılması gerekli olan bir çok işler vardır: Fabrikalar kurmak, köprüler, barajlar yapmak gibi. Bunları yapmağa ancak devletin gücü yeter. Milletin iyiliğine olan bu işlerin devlet tarafından yapılması hala devletçiliği meydana getirmiştir.

Lâiklik : Cumhuriyet idaresinde hükümet, vatandaşların vicdan serbestliğini tanır Cumhuriyet idaresi lâik bir idaredir.

İnkılâpçılık : Millet olarak durmadan ilerlemek iyi, güzel ve doğru olan şeyleri benimsemektedir.

Altıok'a şekil verilirken, millî müzelerimizde incelemeler yapılmış, üstten dördüncü ok esas olarak alınmıştır. Ö-teki oklar, şekle bir güzellik vermek için saplarından kesilmiştir. Okların herhangi biri, bir ilkeyi temsil etmediği gibi boylarının uzun ve kısa olmalarının da özel bir anlamı yoktur. Altıok'un belli oranlarda kırmızı zemin üzerine yerleştirilmiş beyaz şekli, C.H.P. nin bayrağını meydana getirmektedir.
........................................................................................................................................

CUMHURİYETÇİ MİLLET PARTİSİ

Türkiye Cumhuriyetinde faaliyette bulunmuş olan partilerden biri. Rumuzu C.M.P. sembolü adaleti temsil eden bir terazidir. Millet Partisinin kapatılmasından sonra 1 Şubat 1954 tarihinde, kurulmuştur. 17 Ekim 1968 tarihinde, Türkiye Köylü Partisi ile birleşmiş, meydana gelen bu yeni partinin' adı da “Cumhuriyetçî Köylü Millet Partisi” olmuştur.

.........................................................................................................................................

CUMHURİYETÇİ KÖYLÜ MİLLET PARTİSİ

Türkiye Cumhuriyetinde faaliyette bulunmakta olan siyasî partilerden biri. 10 Şubat 1954 de kurulan Cumhuriyetçi Millet Partisi ile 19 Mayıs 1952 de kurulan Türkiye Köylü Partisinin, 17 Ekim 1958 tarihinde birleşmesi ile meydana gelmiştir. Her iki partinin başlıca inanışlarının bir araya gelmesi ile kurulan bu parti .Milliyetçiliğe bağlı olduğunu lâikliğin dini düşmanlığı şeklinde anlaşılmaması gerektiğini, İnsan Hakları Beyannamesinin Anayasamızda açıkça ifade edilmesi gerektiğini, iktisadî alanda özel teşebbüsün gücünün yetmediği alanlarda devletin teşvikçi ve yardımcı olması gerektiğini savunmaktadır.
.........................................................................................................................................

DEMOKRAT PARTİ

Türkiye Cumhuriyeti'nde faaliyette bulunmuş olan siyasî partilerden biri 7 Ocak 1946 da Ankara'da kurulmuştur. Remzi D.P. dir. Kurucuları Celâl Bayar, Fuat Köprülü Adnan Menderes, Refik Koraltan'dır. 1946 seçimlerine katılmış ve 65 milletvekili ile Meclis'te temsil edilmiştir. 1950 seçimlerinde 411 milletvekili ile iktidara gelmiş, 1954 ve 1957 seçimlerinde yine büyük çoğunluk kazanarak iktidarda kalmıştır.

Tek parti rejiminin doğurduğu siyasî iktisadî ve hukukî güçlükler, geniş çapta memnuniyetsizliklerin belirmesine sebep olmuş ve Demokrat Parti'nin kurulmasında başlıca rolü oynamıştır. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, ülkemizde demokratik bir düzenin kurulması için, iktidarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi mensupları arasında bazı teşebbüslerin belirmesine yol açmış, sonradan Demokrat Partinin kurucuları olan Celâl Bayar, Fuat Köprülü Adnan Menderes ve Refik Koraltan'ın bu partinin Meclis grubuna verdikleri Dörtlü bir takrirle bu yolda ilk adım atılmıştır. Böylece^ 1964 yılında girdiği seçimlerde fazla milletvekili çıkarmamakla beraber, 1950 seçimlerinde, büyük bir çoğunlukla, iktidara geçmiştir.

Demokrat Parti, programında Cumhuriyet Halk Partâsi'nden, başlıca iktisadî politikasında ayrılmakta idi. Demokrat Partinin iktisadî programı, liberal bir politikadır. Devletçiliğin sınırlandırılıp tarif edilmesini ve sınırını aşmamasını savunur. Devletçiliğin, özel teşebbüsün yetişemediği ya da kamu görmediği istihsal alanlarına ve kamu hizmetlerine inhisar etmesini ileri sürer

Demokrat Parti, iktidara geldiği ilk yıllarda, ülkemizde demokrasinin gelişmesi için önemli kanunlar çıkarmış, yeni yeni çalışma alanları meydana getirmiş, artan milletlerarası münasebetlerde Türkiye'nin hakkı olan önemi görmesini sağlamağa çalışmıştır.Fakat, özellikle 1957 yılından itibaren demokrasi konusunda olan tutumunu değiştirmiş ve muhalefet partilerini basını, üniversiteyi kayıtlayıcı hükümler altına sokmağa çalışmıştır.Gittikçe artan bu tutum sonunda, Türk Silâhlı Kuvvetleri 27 Mayıs 1960 tarihinde, Demokrat Parti yönetimine son vermiş ve bütün Demokrat Parti sorumluların, yargılamaları yapılmak üzere tevkif etmiştir.

Yapılan yargılamalar sonunda, Demokrat Parti sorumluları Anayasaya ihlâl suçu ile cezalandırılmışlardır.30 Eylül 1960 tarihinde de Demokrat Parti mahkeme kararı ile kapatılmıştır.

..........................................................................................................................................

DÖRTLÜ TAKRİR

Cumhuriyet Halk Partisi'nin 12 Haziran 1945 tarihi Grup toplantısında görüşülen bir önerge. Son yılların politika hayatında “Dörtlü Takrir” adı ile ünlüdür. Celâl Bayar, Fuat Köprülü, Adnan Menderes ve Refik Koraltan ta rafından Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubuna verilen bu önergede, parti tüzüğünde, bazı kanunlarda değişiklik yapılması ileri sürülmüş ve tek partili devreden çok partili bir devreye geçmemiz zorunluluğu belirtilmiştir. Aradan çok geçmeden Demokrat Parti'nin kurulması ile sonuçlanan bu hareket, çok partili politika hayatımızda önemli bir başlangıcı meydana getirmektedir.

...........................................................................................................................................

İTTİHAT VE TERAKKİ

Türkiye'de 1908 İnkılâbının meydana gelmesine sebep olan siyasî parti. Bu partinin temeli, 1893 tarihinde “İttihat ve Terakki Cemiyeti” adiyle İstanbul'da Askerî Tıbbiye öğrencileri arasında atılmıştır. Amaçları, memlekette meşrutiyetin kurulması, hürriyet ve eşitliğin, mal ve can emniyetinin sağlanması idi. Bu cemiyet, kısa zamanda İstanbul' a, hattâ Osmanlı İmparatorluğu'nun çeşitli bölgelerine yayılmıştır. İhtilâl çalışmalarına başlayan bu cemiyetin ileri gelenleri 1897 yılında Abdülhamit tarafından ele geçirilmiş ve çeşitli cezalara çarptırılmışlardır. Ancak, bu çeşit zorluklar, bu cemiyetin fikrini öldürmemiş ve Selanik'te Uyanık subayların da katılması ile cemiyetin daha da kuvvetlenmesi sonucunu doğurmuştur. Böylece merkezi Selânikte kurulmuş olan İttihat ve Terakki, zamanla Abdülhamit hükümeti üzerine baskılarını arttırmış ve meşrutiyetin kurulması yolunda her çâreye başvurmaktan çekinmemiştir. Bu aralar, cemiyetin ileri gelen subaylarından Niyazi ve Enver Beylerin dağa çıkıp baş kaldırmaları, Manastır'dan ve Selanik'ten saraya protesto telgraflarının çekilmesi, Abdülhamit'i, Kanunu Esasi'yi ilâna mecbur etmiştir. Böylece, büyük bir başarı kazanan İttihat ve Terakki Cemiyeti, Osmanlı İmparatorluğunda söz ve idare sahibi olan bir parti durumuna geçmiştir. Ancak, Birinci Dünya Savaşı'nın başlangıç yıllarında ,Balkan Savaşı, İtalyanlarla Trablus'ta yapılan savaş, gerek partiyi, gerekse Osmanlı devletini güç durumda bırakmış; bu partinin başında bulunan ve başta Enver Paşa olmak üzere bazı ileri gelen subayların, Alman taraftarlığı ile Birinci Dünya Savaşına Almanların yanı sıra girmemiz yalnız İttihat ve Terakki'nin değil, Osmanlı İmparatorluğu'nun da ortadan kalkmasına yol açan başarısızlıklar olmuştur. Birinci Dünya Savaşında mütareke imzalayarak savaştan yenilgi ile çekilmemiz ve parti ileri gelenleri olan Enver Paşa, Cemal Paşa ve Talât Paşaların, memleketten kaçmaları sonucu, İttihat ve Terakki Cemiyeti, 1918 yılında tarihe karışmıştır.

Büyük hataları olan ve yıllarca Osmanlı İmparatorluğunda söz sahibi bir siyasî parti durumunda olan İttihat ve Terakki'nin, bu hatâları yanında Türk milliyetçiliğini, yeni ve ileri fikirlerin yayılmasını destekleyen taraftarları olmuştur.

...........................................................................................................................................

MİLLİ BİRLİK KOMİTESİ

27 Mayıs 1960 günü, Demokrat Parti iktidarına son veren, Büyük Millet Meclisi'ni fesheden ve Türkiye Devleti'nin yönetimini Türk Silâhlı Kuvvetleri adına ve normal hukuk düzenli bir rejim kuruluncaya kadar geçici olarak üzerine alan Komite.

Millî Birlik Komitesi. 27 Mayıs 1960 günü 38 kişiden meydana gelmiştir. Türk Silâhlı Kuvvetlerinin çeşitli bölümlerinde çalışmış ve 27 Mayıs 1960 günkü devrim hareketine katılmış subaylardan meydana gelen Millî Birlik Komitesi, 27 Mayıs 1960 tarihinden itibaren yürürlüğe giren “Geçici Anayasa” nın birinci maddesine göre, Demokratik usullere uygun olarak kabul edilip, buna göre en kısa zamanda yapılacak genel seçimlerle yeniden kurulacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne iktidarı devredeceği tarihe kadar, Türk milleti adına hâkimiyet hakkını kullanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin sahip olduğu bütün hak ve yetkiler Teşkilâta Esasiye Kanunu'na göre bu süre içinde, Millî Birlik Komitesi'ne aittir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, Teskilât-ı Esasiye Kanunu'na göre sahip olduğu yetkileri üzerinde toplayan Millî Birlik Komitesi 6 Ocak 1961 tarihinde kurulan, halkoyuna sunulacak yeni Anayasa ile Seçim Kanunu ve daha başka kanunları hazırlayan “Kurucu Meclis” in bir bölümü haline gelmiş (öbür bölümü Temsilciler Meclisi'dir) ve aynı yetkiler içinde Devletin yönetimine devam etmiştir.

27 Mayıs 1960 tarihinde 38 üye ile kurulmuş olan Millî Birlik Komitesi, İnşa bir süre sonra üyelerinden birinin (İrfan Baştuğ 12/9/1960 tarihinde öldü) ölümü üzerine 37 kişiye inmiştir.

13 Kasım 1960 tarihinden itibaren ise, Millî Birlik Komitesi Başkanı Devlet Başkanı ve Türk Silâhlı Kuvvetleri Başkomutanı Orgeneral Cemal Gürsel tarafından, yayınlanan bir tebliğle, 37 kişilik Millî Birlik Komitesi feshedilmiş yeni kurulan ve eski Millî Birlik Komitesi'nin sahip olduğu yetkilerin hepsine sahip olan Komite, 14 Eski Millî Birlik Komitesi üyesinin çıkarılmasından sonra, 23 kişi ile yeniden kurulmuştur. Bu yeni Milli Birlik Komitesi'nin de üyesi olan Korgeneral Cemal Madanoğlu'nun 6 Haziran 1961 de Komiteden ayrılması üzerine, 22 kişiden ibaret kalmıştır.M.B.K. 15 Ekim 1961 tarihinde yapılan genel seçimler sonucu yetkilerini T.B.M.Meclisi'ne devrederek tarihî ödevini tamamlamıştır.

...........................................................................................................................................

TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKASI

Türkiye'de Cumhuriyetin ilânından sonra kurulmuş olan siyasî partilerden biri. 17. Kasım. 1924 tarihinde, Kurtuluş Savaşı'nda yararlıkları görülmüş, fakat Cumhuriyetin ilânından sonra askerlik ilgileri kesilmiş olan ve Büyük Atatürk ün yapmak istediği devrim hareketlerini benimsemez gibi bir durum takınan Kâzım Karabekir, Ali Fuat Paşaların liderliğinde kurulmuş olan bir siyasî partidir. Çok çekişmeli geçen bir siyasî faaliyetten, kuruluşundan yedi ay gibi kısa bir süre sonra 5 Haziran 1925 tarihinde, Hükümet kararı ile kapatılmıştır.

.............................................................................................................................................

SERBEST CUMHURİYET FIRKASI

12 Ağustos 1930 tarihinde Fethi Bey (Okyar) tarafından kurulan ve 18 Aralık 1930 tarihinde kendi kendini fesheden siyasî parti. Serbest Cumhuriyet Fırkası Türkiye Cumhuriyeti rejimi içinde, çok partili rejimin ikinci defa kurulması teşebbüsünü ifade eder (Birinci Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'dır) Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) ile eski Başbakanlardan Paris büyükelçisi Ali Fethi Bey (Okyar) arasında yazılan mektuplardan sonra resmen kurulmuştur. Kısa bir zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı bir muhalefet partisi olarak büyük gelişme kazanan serbest Cumhuriyet Fırkası kuruluşundaki Cumhuriyet ve Devrimleri benimseyen amaçlarına rağmen gericilik taraftarlarının katıldığı bir siyasî kuruluş haline gelmiş; kuruluşuna izin verildiği halde, bu davranış karşısında Atatürk'ün de Serbest Cumhuriyet Fırkasına karşı bir tavır takınmasını doğurmuş, kuruluşundan pek kısa bir süre sonra kendi kendini feshetmiştir.

.............................................................................................................................................

HÜRRİYET PARTİSİ

1955 yılında kurulmuş ve 1958 yılında kendini feshetmiş bir siyasî parti. Demokrat Partinin gidişini beğenmeyen bazı Demokrat Partili milletvekilleri tarafından kurulmuş, 1957 seçimleri sırasında partice tahmin edilen sayıda milletvekili ile Büyük Millet Meclisine katılamadığı için, bu seçimlerden sonra kendi kendini feshetmiştir. Bu partinin kurucularının çoğu, sonradan C.H.P. ye girmişlerdir.

.............................................................................................................................................

LİBERALİZM

Lâtince

“liberalis” ten gelir ve “hür, serbest” anlamındadır. Bu anlamlar içinde “liberalizm”, “hürriyetçilik, serbestçilik” anlamında kullanılmaktadır.

Liberalizmin iki cephesi vardır : Siyasî liberalizm ve ekonomik liberalizm, mutlakıyetin tam karşıtıdır. Ferdin, toplum ve devlet karşısında, kanunlarla tâyin edilmiş peşin haklarının bulunduğunu ve bunların her türlü tecavüze karşı dokunulmaz olduğunu kabul eder; böylece de ferde üstün bir mevki tanır. Ekonomik liberalizm, devletin ekonomik alana müdahalesi gerektiğini kabul etmez. Ekonomik liberalizmin, siyasî liberalizmden istenen ferdin siyasî hürriyeti ya da demokrasi değil, ekonomik hayat ve ilişkilerde ferdin ve fertler tarafından yapılan teşebbüslerin serbest bırakılmasıdır. Ekonomik liberalizme göre, ekonomik hayatı devletin kanunları değil, “arz ve talep” gibi tabiî kanunlar idare etmelidir.

Siyasî liberalizm, ancak Yeniçağ’ın başlarında, Rönesans'ın başlaması, matbaacılığın icat edilmesi, hümanizm çığırının açılması ile gelişmeğe başlamış ve Fransa da Volaitre, Diderot, Montesquieu gibi düşünürlerin öncülüğü ile kuvvet kazanmış, XVIII. yüzyılın sonlarına doğru, büyük Fransız ihtilâli esas gelişmesini bulmuştur.

Ekonomik liberalizm de XVIII. yüzyılda gelişmeğe başlamıştır. Ekonomik liberalizm Fransa'da Quesnay (1694 - 1774), İngiltere’de de, bugünkü ekonomi biliminin babası sayılan Adam Smith (1723 - 1790) tarafından kurulmuştur.

..............................................................................................................................................

FAŞİZM

İtalya'da 1919 yılında Benito Mussolini tarafından kurulan bir politika sistemi. Bu kelime, demet, destek anlamına gelen Lâtince “fascis” kelimesinden gelmektedir. Eski Roma’da en yüksek memurların önünde “lictor” lar, ellerinde, bir balta ile birlikte bağlanmış bir değnek destesi taşırlardı. Bu deste, kudret ve egemenlik sembolü idi. İtalyan Faşizmi de, bu desteyi kendi sembolü olarak kabul etmiştir.

1922 de Mussolini iktidara geçince, İtalya'da, yetkili devlet teşkilâtı olarak sadece Faşist Partisi kalmış, o tarihten itibaren İtalya'nın İkinci Dünya Savaşı'nda çöküşüne kadar Mussolini, tek başına devleti idare eden bir diktatör olmuştur.

Anti komünist ve milliyetçi otoriteye dayanan bir politika sistemi olan Faşizm, demokrasinin ferdiyetçiliğin düşmanı, savaşçı ve emperyalist fikirlerin tatbifeçisidir. Aşırı milliyetçiliğin yanında ırkçı, dinci, gelenekçi ve yalnız Mussolini'ye bağlı olan hüviyeti ile beliren bir özellik gösterir.

Birinci Dünya Savaşı'nın çeşitli buhranları sırasında askerî bir stil üzerinde teşkilâtlanması, selâm tarzına varıncaya kadar eski Roma geleneklerini canlandırması, büyük Roma İmparatorluğu'nu canlandırmak amacını gütmesi ve başka sebeplerle, kısa zamanda bütün İtalya'da yaygın bir halk kitlesi tarafından benimsenmesi sonucunu doğurmuştur. Hattâ İtalyan Faşizmine benzer hareketler olarak çeşitli memleketlerde yeni politika sistemleri kurulmuş, bu sistemler arasında, Almanya'da Hitler'in yöneticiliği altında (Nazi rejimi) ortaya çıkmıştır.

Faşizm, İtalya'ya İkinci Dünya Savaşı'nda büyük kayıplar verdiren bir politika sistemi olmuş, İkinci Dünya Savaşı yenilgisi ve Mussolini'nin öldürülmesi ile son bulmuştur.

..............................................................................................................................................

EMPERYALİZM

Bir devletin, başka devletler aleyhine sınırlarını genişletme hırsına verilen ad .İlk ve Orta çağlarda devletler bu yola giderek, çeşitli devletleri egemenlikleri altına alma yoluna gitmişler ve böylece siyasal bakımdan büyük imparatorluklar kurmuşlardır. Son yüzyılda, bu yolda amaçları olan devletler de çıkmış (Almanya gibi) fakat, yapılan Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında yenilgiye uğrayarak bu amaçlarında başarıya ulaşamamışlardır.

Bugünkü medeni dünyada, kurulmuş olan Birleşmiş Milletler Teşkilâtı ile bir devletin, başka bir devletin aleyhine az da olsa menfa etlenmesi önlenme yoluna girmiştir.

..............................................................................................................................................

KEMALİZM

Atatürk'ün, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmakta ve devrimleri hazırlamakta gösterdiği temel prensipler, verilen ad. Bu prensipler, aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin esasları olarak “altıok” işaretiyle temsil edilmektedir.

Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık devletçilik, lâiklik, devrimcilik ilkelerini ifade eden altıok. 1924 tarihi Anayasamızda da yer almıştı.

Fakat, Kemalizm “altıok” ta ilkelerinin temsilini bulmakta ise de, daha geniş anlamı ile, Türkiye'yi, bağımsız hür ve daha medenî kılma çabasının, bu çaba için gerekli fikir ve hareketlerin genel adı olarak kabul edilir.

..............................................................................................................................................