Saglik
AVİTAMİNOZ
Vitamin azlığı ve eksikliğinde görülen hastalık belirtilerine genel olarak verilen ad. Vitamin eksikliğinden hastalık hali belireceğini ilk olarak 1896 da Hollândalı hekim Eijkman göstermiştir. Bu buluştan sonra vitamin adı verilen (Bk. Vitamin) ve yeteri kadar alınmadığında hastalık hallerinin belirmesine sebep olan cisimler üzerinde araştırmalar çoğalmış, sağlık ve hastalıkta vitaminlerin oynadığı önemli rol açıklanmıştır.
İnsanın vitamin ihtiyacı, harcanan vitaminin miktarına yasa cinse ve bazı özel şartlara bağlıdır. Bu şartların olmaması ya da eksik olması halinde her vitamine göre değişen belirtiler baş gösterir. Bu belirtiler vitaminin cinsine göre ayrı ayrıdır.
A Avitaminozu'nda bilhassa gözde hastalık hali görülür. Göz yaşı bezleri çalışmadığından göz kurur ve hastalık belirir. Bu arada gece körlüğü A vitaminozundan ileri gelir. A vitaminin eksikliğinde bundan başka deride, sinir sisteminde, gelişimde hastalık belirtileri kendini gösterir.
B grubu Avitaminozu'nda başlıca sinir sisteminde, deride, sindirim siste, ininde hastalık belirtileri görülür. Beriberi ve pellegra hastalıkları B grupbu A-vitaminozunun önemli belirtileridir.
C Avitaminozu bilhassa diş etlerinin kanaması ile kendini gösteren skorbüt hastalığının meydana gelmesini sağlar. Bu vitamin eksikliğinde bundan başka başlıca kemik ağrısı, zayıflama, kansızlık belirtileri olur.
D Avitaminozu'nda raşitizm denen kemik hastalığı, çocuklarda, yetişkinlerde kemiklerin yumuşaması ve çabuk kırılması şeklinde kendini gösteren osteomalasi olur.
E Avitaminozu'nda cinsel organlar canlılıklarını kaybederler.
.......................................................................................................................................
ATROFİ
Beslenme azlığı ve bozukluğu sebebi ile anatomik kısımların, beslenmesinin tam tersi olan bir hal almaları; besisizlik.
Atrofi, organların küçülmesi ya da çalışan hücrelerin sayısının azalması ile kendini gösterir ve organların tam beslenmelerini gerektirecek çeşitli hastalıklardan ve besin yetersizliğinden ileri gelir.
.......................................................................................................................................
ASTİGMATİZMA
Gözde billur cismin biçimindeki bozukluk sebebiyle meydana gelen karışık görme. Saydam tabaka ile billur cisim yüzeylerinin gözün ekseni etrafında dönel olmaması, bu bozukluğa sebep olur. Böylece bir gözle bir çizgiye bakıldığı zaman çizgi düz değil, yayık görülür; ya daha her yönde ayrı bir eğrilik ve kırma kabiliyeti ile görme tam olmaz.
Gözün bu halini düzeltmek için silindir gözlük camları kullanılır.
.......................................................................................................................................
ANAFLÂKSİ
İnsan ve hayvanlara, yabancı bir protein maddesi şırınga edildikten bir müddet sonra aynı protein maddesinin ikinci defa şırınga edilmesi ile meydana gelen hastalık belirtileri.
İnsan ve hayvan organizmalarının fazla duyarlıktan ileri gelen bu tepkime olayına, deneyler sırasında hayvanlarda rastlanmıştır. Kobay ve Tavşan gibi deney hayvanlarına beygir serumu veya başka yabancı proteinlerin şırınga edilmesi sırasında Charles Richet (1902) tarafından görülmüş ve tarif edilmiştir.
Bu tepkimelerin olması için, ikinci şırınganın birincisinden 10 -12 gün sonra yapılması gerekir. Anaflâksi, bazı kere ölüme kadar varan şiddetli belirtiler gösterir. Bu sebeple, hastalara serum yapılmadan, eskiden serum şırınga edilip edilmediğini kesin olarak bilmek gerekir.
.......................................................................................................................................
AMPÜTASYON
Vücuttan bir kısmın kesilerek çıkarılması. Özellikle, ameliyatla bir bacağın tamamen ya da kısmen çıkarılması, bir kolun bedenden ayrılması hali. Ampütasyon'un zorunlu olması için, yarlarıma ve eziklerin çok şiddetli olması, bacağın ya da kolun kangren olması çeşitli şekil bozukluklarının, tehlikeli urların, başka yollarla düzeltilemeyecek ağrıların bulunması lâzımdır.
.......................................................................................................................................
DANG HASTALIĞI
Sıcak ülkelerde görülen bulaşıcı bir hastalık. Göz kapağı iltihabı, ateş, dermansızlık, kas ve eklemlerde ağrı, deride sivilcelerle kendini gösterir.
.......................................................................................................................................
GLİKOZÖRİ
İdrarla şeker çıkartılması. Şeker hastalığının önemli belirtilerinden biridir.
.......................................................................................................................................
HİPERMETROP
Bir gözün, yakında bulunan şeyleri görememesi. Böyle gözlere “hipermetrop göz” denir. Gözün bozukluğu doğuştan olabildiği gibi, sonradan da olabilir. Çoklukla yaşın ilerlemesi durumlarında görülür. Doğuştan olanlarda göz merceği yassıdır ve dışardan gelen hayâl ışınları retinanın arkasına düşer. Sonradan olma bozukluklarda, göz kasları, uyumu tam yapamadığından hayâl aynı şekilde retinanın arkasına düşürür. Gözü, hipermetrop olanlar, okuyacakları yazılan, gözlerinden gereği 'kadar uzak tutmak ya da camları konveks olan gözlükler kullanmak zorundadırlar.
.......................................................................................................................................
KİNİN
Kınakına ağacı kabuklarından çıkarılan bir madde. Sıtma ilâcı olarak kullanılır. Ağaç kabuklarının bu özelliği 1683 te Peru valilerinden birinin karısı olan Kontes Kinkon'un sıtmasını tedavi için yerliler tarafından kullanılmasıyla anlaşılmıştır. Fakat kinin asıl, 1820 yılında Fransız kimyagerleri Pelletier ve Caventon tarafından keşfedilmiştir.
.......................................................................................................................................
PELLEGRA
Tehlikeli hastalıklardan biri. Derideki belirtilerle kendini gösterir. Derinin açık bölümlerinde kızıl lekeler belirir, bir süre sonra mide ve sinir bozuklukları başlar ve tedavisi sağlanmazsa, deliliği ve zayıflamakla ölüme yol açan tehlikeli bir hastalık olma özelliğini kazanır. Genel olarak mısırla beslenmekten ileri gelen bir vitamin noksanlığı hastalığıdır.
.......................................................................................................................................
TRAHOM
Tehlikeli bir göz hastalığı. Trahom hastalığını meydana getiren mikrop göz konyuktivasında trahom hastalığı meydana getirir. Hastalık sineklerle bulaştığı için trahomlu hastaların dokunduğu yerlere yaklaşmakla da bulaşabilir, özellikle sıcak ülkelerde rastlanan bir hastalıktır. Temizliğe dikkat edildiği sinek ve tozlardan korunulduğu taktirde. Trahom hastalığı tehlikeli bir hastalık olmaktan çıkar.
.......................................................................................................................................
MAVİ HASTALIK
Kalbin doğuştan ileri gelen bir hastalığına verilen ad. Kalp, kan dolaşımı bakımından, “sağ kalp” ve “sol kalp” olmak üzere iki bölüme ayrılır. Sol karıncıkla sol kulakçıktan meydana gelen sol kalpde, akciğerlerden gelerek vücuda yayılan temiz kan bulunur. Sağ kulakçıkla sağ karıncıktan meydana gelen sağ kalpte de vücuttan gelen ve akciğerlere gidecek olan kirli kan bulunur. Kirli kanla temiz kan, sağ kalble sol kalp arasında bulunan bir bölme ile birbirinden ayrılır ve toplardamarlara kirli kan, atardamarlara da temiz kan gider.
Gebelik sırasında meydana gelen bazı bozukluklar sonucu, çocukta sağ ve sol kalp arasında bulunan bu bölmede çatlaklıklar belirir. Bu çatlaklıklar ya da başka açıklıklar kirli kanla temiz kanın birbirine karışması sonucunu yaratır. Böylece, kalplerinde bu bozukluk olan kimselerde, temiz kan bulunmaz, kirli kanla temiz kan, karışık olarak bulunur. Kalbi bu şekilde sakat olarak doğmuş çocukların yüz, kulak, burun gibi yerlerinin derileri masmavi bir renk alır. Bu sebeple, bu hastalığa “mavi hastalık” adı verilmiştir.
Bu hastalıktan kurtulmanın tek yolu yapılacak bir kalp ameliyatında, kalbin bozuk olan bölmesi yerine, yeni bir bölme koymaktır. Bu durum da, tıp biliminin ilerlemesi ile bugün için yapılabilir olmuştur.
.......................................................................................................................................
BASEDOW HASTALIĞI
Tiroit bezlerinin fazla çalışmalarından ileri gelen bir hastalık. Alman hekimi Karl von Basedow (1799 - 1854) tarafından bulunduğu için onun adı ile anılır.
Bu hastalıkta tiroit dokusunda irileşme ve artma görülür. Gözler dışarıya fırlar ellerde ve ayaklarda titremeler baş gösterir, çarpıntı artar ve hastalar fazla terlemeden,, heyecanlanmadan yakınırlar.
En çok orta yaşlarda ve çoklukla erkeklerde görülen bir hastalık olan basedow hastalığının, hekim tedavisi ya da ameliyatla iyi olması mümkündür.
.......................................................................................................................................
ANGİNA PEKTORİS
Birdenbire başlayan, göğsün orta yerinde, bazı kere kalp bölgesinde duyulan ve daha çok sol koldan boyuna doğru yayılan şiddetli ve bunaltıcı bir ağrı. Bu ağrı, ilkin hafif başlar, ve kısa zamanda en yüksek şiddetini bularak birdenbire geçer.
.......................................................................................................................................
ALBİNİSMUS
İnsanlarda ve hayvanlardaki koyu renk maddesinin (pigment) deride ve kıllarda bulunmamasından meydana gelen hastalık.
Albinismus (beyazlık) kalıtım yolu ile nesilden nesle geçer. Koyu rengi meydana getiren pigmentin, genlerde bulunmamasından ileri gelir.
Bundan başka hayvanlarda ve insanlardaki albinismus karlı bölgelerde yaşayan beyaz tavşanlar ve beyaz fareler gibi, yaşanan yerle de ilgili olabilir.
Albinismus, bütün vücudu kaplar bir durumda olabileceği gibi, vücudun bazı yerlerinde de olabilir. Bütün vücudu kaplayan albinismusda, gözler kırmızı renktedir ve ışığa bakılamadığı gibi, iyi görmezler. Bunun sebebi, damarların kendi renginin olmamasıdır. Böylelikle damar içindeki kırmızı kan görünmüş olur.
.......................................................................................................................................