Süleymannin mührü

Bu öyle bir yüzüktür ki sayili kisi ve meleklerin bildigi Tanri'nin gizli ismini (Ismi Azam duasi) saklar. Tanrinin bilinmeyen adi yaratma ve hükmetme özellikleri içerir. Elbette bu tür bir efsane güç düskünü insanlarin basini döndürmeye yeter de artar bile. Kimi bilgilere göre Adem'in tasidigi bir yüzüktür (kaynak Netpano)

Bundan binlerce sene önce yeryüzünün büyülü devirlerinde insan henüz üçüncü gözünü kaybetmemisken efsanevi bir Kral Peygamber yeryüzünün ve gökyüzünün efendisi olmustu. Cinlere insanlara ve hayvanlara hükmeden bu kral peygamber Hz. Süleyman’di. Ve yetkesinin kaynagi oldugu sanilan güçlü bir mühür yüzük tasidigi söyleniyordu. Fakat bir gün bu muhtesem yüzük çalindi. Süleyman sahip oldugu herseyi kaybetti. Ve mührün yoklugunda geçen o aci günlerde kendisindeki asil mührü
Mühr-ü Süleyman’i buldu. "


Hazineleri dillere destan olan 3 semavi dinde de ismi hasmetle birlikte anilan biridir Süleyman / Hz. Süleyman / King Soloman / Peygamber Süleyman. Ona bu özelligi veren dünyasal ve ilahi güçlere hakim bir yönetici oldugu düsüncesidir. Asil olarak Peygamber / Kral Davud'un ogludur. Hem Tevratta hem Kuran-i Kerim de hikayeleri ve hayatiyla saltanati anlatilir.

Efsaneler söyle der Hz. Süleyman / Kral Süleyman Tanri'nin seçip güçlendirdigi bir ailenin adaletle hükmeden ogludur. Israil soyunun güçlü bir Kralidir. Temelde Tanrisal bir görevi vardir. Bu görev nedeniyle daha önce ve daha sonra kimseye verilmemis/verilmeyecek bir saltanat diler Tanri'dan. Böylece kendisine rüzgar, cinler, akarsu gibi akan metaller, kuslar ve insanlardan olusan ordular tahsis edilir. Rüzgara binip günler sürecek yollara hizla varir. Kuslari görevlendirerek düsman sahasina kesfe gönderir. Cinlerin esrarengiz görünmez ve anlasilmaz yetileriyle devasa saraylar, kaldirilmasi imkansiz dev sanat eserleri, binalar ve dalgiçlarin çikardigi malzemelerden takilar akla gelecek binbir güzel sey yaptirir. Dünyayi imar ederken güzellig ve adaleti kurar.


Süleyman efsanesini doruga çikaran yüzüktür. Her ne kadar dini kaynaklar bunu bu sekilde aktarmasa da gizem perdesi altinda Tanri'nin kendisine bir yüzük hediye ettigi söylenir.


Bu öyle bir yüzüktür ki sayili kisi ve meleklerin bildigi Tanri'nin gizli ismini (Ismi Azam duasi) saklar. Tanrinin bilinmeyen adi yaratma ve hükmetme özellikleri içerir. Elbette bu tür bir efsane güç düskünü insanlarin basini döndürmeye yeter de artar bile. Kimi bilgilere göre Adem'in tasidigi bir yüzüktür ve cennetten çikarilirken onu Arsta birakmistir. Cebrail daha sonra bu yüzügü Tanri'nin istegiyle Hz. Süleyman'a getirmistir.


" Terim aslen Mühr-i Süleyman'dir. Ancak Türkçe'deki ses uyumuna göre dile geçerken degismistir. Diger bir deyisi de Hatem-i Süleyman'dir. Ingilizce 'Seal of David', 'Star of David', 'Davis's Sheald' 'Magen David' isimleriyle anilir. Çünkü Bati dünyasinda bildigimiz çift üçgenin kesisimi olan Mühr-ü Süleyman aslinda 5 kollu bir yildizdir. 6 kollu yildiz babasi olan Davud peygamberin kullandigi semboldür."
Prof. Dr. Nusret Çam / Ankara Ilahiyat Fakültesi


Kelime manasiyla Süleyman'in mührü anlamina gelen mührün sekli aslinda kesin degildir. Belli bir tarihten sonra kabul edilmis olan ve simdi Israil bayraginda yer alan sembol Islam dünyasinda da yüzlerce yil kutsal olarak kabul edilmis cami medrese ve geçitlerde mezarliklarda yüzüklerde padisahlarin gömleklerinde tilsim olarak yerini almistir. Daha sonralari ise farklilik yaratmak için sembol bazen doksan derece çevrilerek kullanilmistir.


Bati dünyasi bazen büyü kitaplarinda bazen noterlik isareti olarak, basimevi markasi sonralari bir çok akimin sembolü olmustur.


Süleyman Peygamber'in yüzükle olan ilgisi onun bir imtihandan geçisi seklinde ele alinir. Yoklugunda bir cariyesine emanet ettigi yüzük mührü bir cin onun görünümünü alarak ele geçirir. Yoklugunda pek çok fitne fesat hazirlar örnegin tahtina büyü kitaplari koyar ve iftira atar. Oysa Hz. Süleyman yüzügün yoklugunda kendine dönecek ve gücünün kaynagi olan asil çekirdegini özünü bulacaktir. Kuran bu konuya atfen söyle der.


"Süleyman'in mülk ve saltanati konusunda onlar, seytanlarin okuyup durduklarina uydular. Halbuki Süleyman küfre sapmamisti. Ancak seytanlar küfre sapmisti; insanlara büyüyü ögretiyorlardi." Bakara Suresi / 102


Ayrica Neml suresi'nde Süleyman Peygamberin gelisini duyan karinca beyinin kendi halkina seslenisi efsanevi Seba Melikesi'nin tahtinin göz açip kapayana dek isinlanisi ve olaganüstü pek çok sey anlatilir.


Karinca vadisine geldiklerinde bir karinca söyle seslendi: "Ey karincalar! Yuvalariniza girin ki, Süleyman ve ordulari farkinda olmayarak sizi ezmesinler." Neml / 18


"Kendinde Kitap'tan bir ilim olan kisi de söyle dedi: "Ben onu sana, gözünü açip yumuncaya kadar getiririm." Derken Süleyman, tahti, yaninda kurulmus görünce söyle konustu: "Rabbimin lütfundandir bu. Sükür mü edecegim, nankörlük mü diye beni denemek istiyor. Esasinda, sükreden, kendisi lehine sükretmis olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki, Rabbim Ganî'dir, cömerttir." Neml / 40


"Onlar Süleyman için, mihraplardan/kalelerden, heykellerden, havuzlar gibi çanaklardan, yerinden kaldirilamaz kazanlardan ne dilerse yaparlardi. Ey Davûd ailesi, sükür olarak is yapin! Kullarim içinden sükredenler o kadar az ki! " Sebe / 13


"Sonunda, Süleyman için ölüm hükmünü verdigimizde, onun ölümünü, degnegini yiyen dâbbetül arzdan/agaç kurtçugundan baskasi onlara göstermedi. Süleyman yere yigilinca, açikça anlasildi ki, eger cinler gaybi bilmis olsalardi, o alçaltici azap içinde bekleyip durmazlardi." Sebe / 14

" Yüzük kimdeyse Süleyman Odur "

Süleyman'in Tapinagi'nin daha sonra Haçli Seferleri sirasinda Kudüs'te arandigi, Templer Sövalyelerinin yerini buldugu ve kutsal bazi emanetlerle Avrupa'ya döndükleri iddia edilmistir. Kimileri kutsal kadeh Graal'i, kimileri Felsefe Tasi'ni, kimileri ise Mühr-ü Süleyman'i bulduklarini düsünmüslerdir. Tapinak Kral Süleyman'dan sonra yagmalanacaktir ancak o zamana kadar Musa peygamberden beri nesilden nesile saklanan Hz. Musa'nin emaneti olan Ahid Sandigi'ni (orijinal Tevratin levhalar halinde içinde bulundugu Tabut-i Sekine) muhafaza edecektir.


Günümüzde kabul gören sembol gögün ve yerin birlesimini gösterir. Iki üçgenin biri göge biri yere dönüktür. Sembol bir yönüyle insan varliginin maddi bedenini ve ruhunu, bundan olusan bütünü, bir yandansa disil ve eril prensipleri, maddi ve manevi degerlerin bütünlügünü gösterir. Dogunun Yin ve Yang'ina benzer bir semboldür. Dünyaya giris ve çikis noktalarini temsil eder