Ilginc Bilgiler

Soldan-Saga veya Sagdan-sola Oku! Anlami hep ayni.

Tras niçin sart.
Ey Edip Adana da pide ye.
Tasla kepek al sat.
Isiklar arar alkisi.
Eni verev kessek verevine.
Rulo yap, küçük pay olur.
Elini aça aça inile.
Tasarida radar adi rasat.
Madara kaymakam, niçin makam yakar adam.
Nitelikli is iletin, nitel isi ilk iletin.
Alisir o sana, sor Isil a.
Ulu eli milatlik anam, az namazlik zaman ara, namaz kil zaman zaman, akil
talim ile ulu.
Takas çok ama koç sakat.
Al ye Hüseyin, niye Süheyla?.
Emre ve kiza yazik, everme.
Adnan Isa bak, en iyi ve az eczane, ev ve en az cezaevi yine Kabasinan da.
Teli ellerime demir elle ilet.
Pay ederek iki kerede yap.
Kasaya mal koyana yoklama yasak.
Arazi küçük, iz ara.Rulo arap eli ile para olur.
Zeki, kirazi seven isik kisin eve sizar iki kez.
Zam yok, rey iyi, grev vergiyi yer, koymaz.
Ibrahim kek mi harbi?
Neden ama, neden?
Ne bedenim azami, ne de ben. Ey iyi ruh, Huri yi ye.
Rulo küçük küçük olur.
Aç raporunu koy, okunur o parça.
Al kazik, çak karaya, kayarak kaç, kizakla.
Al Pakize, bezi kapla.
Altan attan atla.
Anastas keten etek satsana.
Anastas rulo iyi olur, satsana.
Ara, piller eder elli para.
Arap Kara Murat atar umarak para.
Aslan Ali ile Veli ilan alsa.
Ayla da mi madalya?
Ayol abla, keten etek al baloya.
Aysen, islak kalsin esya.
Er isi pilavi vali pisire.
Ey kekeme, kek ye.
Firar eder Arif.
Kalsin o don islak.
Katira da radari tak.
Katla enine, al tak.
Keçin ileridedir, elini çek.
Kim o komik?
Koyma Vahit, teyp yetti, havam yok.
Nine, su resim ise Rusen in.
O zaman al tak, katlanamaz o.
Para hazir ama riza harap.
Riza, Haluk okula hazir.
Ses-ü dü mü? Düses.
Ugur motora sar o tomrugu.
Yok, adini da koy.
Zamli tas neden satilmaz.

Yapistiricilar Nasil Yapistiriyor?

Yapistiricilarin sagladigi yapistirma olayi aslinda kimyasal reaksiyondan baska birsey degildir. Günümüzde imalatçilar yapistiricilari sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapistirma olayinda benzer yada iki malzemeden iki madde, birde yapiskan gerekir. Burada en önemli görev yapistiricidadir. Yapistirici moleküllerinin diger iki madde molekülleri ile birlesme egilimi gösterir bir yapida olmasi gerekir.· 

Radyonun Sesi Açilinca Pil Daha Çabuk mu Biter?

Pille çalisan portatif radyolarda sesin yüksekligi pilin ömrünü etkiler. Radyo açik, sesi kapali durumu ile sesin sonuna kadar açik durumu arasindaki fark pillerin ömürlerinin kisalmasina neden olur. Ses sonuna kadar açildiginda pillerden çekilen akim yüzde 30 artmaktadir. Bu durum, küçügünden büyügüne, pille çalisan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynidir.· 

Matematikte Niçin -2 ile -2 nin Çarpimi +4 Eder?

Haftanin bes günü ise otobüs ile gidip geldiginizi varsayalim. Her sefer bir milyonluk bir biletle yapiliyor. On milyon tutarinda on tane bilet aldiniz. Her gün gidis gelis kullandikça iki tanesi eksiliyor. Bunun esitlikteki yeri (-2) dir dir. Siz bu isi bes gün süresince yani 5 kez yaparsaniz (-2)x( +5)= 10 olur. Diyelim ki bayram tatilinin iki günü o haftanin Persembe ve Cuma günlerine geldi ve tatil. Bu kez yapmaniz gerekeni yapmiyorsunuz. Iki günlük 4 bileti kullanmiyorsunuz. Bu hareket, yapmaniz gerekene göre negatif yani ters yönde bir harekettir. Her gün bilet almak yerine iki gün süresince hiç bilet kullanmiyorsunuz. Iki kere negatif hareketi “-2? bilet üzerinde yapinca o hafta elinizde (-2)x( -2) =(+4) . bilet kaliyor.· 

Termos Nasil Sicagi Sicak, Sogugu Soguk Tutuyor?

Tek nedeni vardir, vakum. Yani bosluk. Bir termosta iç içe geçmis iki kap vardir. Distaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam sisedir. Ikisinin arasindaki hava ise bosaltilmistir. Tam olmasa da üreticiler tarafindan elde edilebilen tama yakin bir bosluk vardir. Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de olmadigindan isi iletilemez. Cismin isisi baslangiçta ne ise o halde kalir. Içerden disariya, disardan içeriye isi geçisi olmaz. Böylece termosa konan sivi sicaksa sicak, soguksa soguk kalir.· 

Bir Hafta Niçin 7 Gündür?

Babilliler 7 günlük haftayi zaman birimi olarak kullaniyorlardi. Ilk çaglarda bilinen bes gezegen ile günes ve ayin sayisinin 7 olusu bu sayiyi gizemli ve ugurlu kiliyordu. Daha sonra dinlerde, gögün 7 kat olusu ve dogadaki ana renk sayisinin 7 olusu, müzik notalarinin 7 olusu sayinin önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapisini degistirerek hafta sayisini 10 yapti ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasina geçti, o da tutulmadi. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldi.· 

Niçin Otellerin Kapilari Döner Kapidir?

Döner kapilarin tek amaci enerji tasarrufudur. Büyük binalarin içerleri devamli olarak isitilir. Açilan normal kapidan içeri soguk hava rahatlikla girer. Eger normal kapi kullanilirsa hava degisimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalisacaktir. Özellikle çok kisinin girip çiktigi otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapi kullanilir. Döner kanatlar sicak havanin disari çikmasina, soguk havanin da içeri girmesini-engeller

·  Bardaktaki Buzlar Niçin Birbirlerine Yapisirlar?

Buzun erimesi için yalnizca sicaklik degil basinç da önemlidir. Daglardaki buzullarin kayma nedeni de budur. Basinçla alt tabaka erir ve kayma olusur. Bir kabin içinde ya da bir bardakta üst üste duran buzlarin her biri altindakine degdigi noktada bir basinç olusturur ve bu, noktada çok küçük kisim erir. Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçügünün birlestigi noktada tekrar donar. Iki buz parçasi kaynak yapilmisçasina birbirlerine yapisir ve orada bir daha erime olmaz.· 

Kumaslar Yikandiktan Sonra Niçin Çeker?

Aslinda kumas islaninca lifler sistiginden kumasin az biraz uzamasi gerekmektedir. Ama-bükümlerin açilarindaki deformasyonun yarattigi çekme kuvveti daha fazla oldugundan sonuçta kumas boydan kisalir. kumas yikandiktan sonra kurutuldugunda sismis lifler eski durumlarina gelirler. Ama kumas ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek isi, çalkalama, sabun hepsi kumasin çekmesini kolaylastirir. Kumas birkaç kez yikandiktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulasir ve ondan sonra yikandiginda çekmez.· 

Çinlilerin Gözleri Neden Çekiktir?

Yalniz Çinlilerin degil Orta ve Güneydogu Asyada yasayanlarin, Japonlarin hatta Eskimolarin da gözleri çekiktir. Aslinda göz yapisi bütün dünyada aynidir. Farki yaratan göz kapaklaridir. Çekik gözlü diye nitelendirilen irklarda gözün üzerindeki göz kapaginin ikinci kivrimi, gözün üstüne daha çok inmistir. Bazi teorilere göre bu kivrim insanlarin gözlerini yogun kar tabakasinin, göz kamastiran isigindan korumak için bir çesit kar gözlügü gibi gelismistir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yogun kar yagmiyorsa da onlarin atalarinin buzul çaginda kuzeyde yasadiklari daha sonra güneye indikleri kanitlanmistir. Yalniz gözleri degil, burunlari da rüzgâra karsi korunmak için küçülmüs, burun delikleri sogugu engellemek için daralmistir. Ciltleri de koruma amaçli olarak yaglidir. Göz kapaklari da yaglidir. Gözü ve iç tabakalarini kara ve buza karsi korur. Yani çekik gözlü degil, düsük göz kapakli, demek daha dogrudur.· 

Ates Böcegi Nasil Isik Saçiyor?

Yaz gecelerinin karanliginda otlarin arasinda veya havada uçarken parildayan, yanip sönerek sari-yesil bir isik veren bir böcegi görmüssünüzdür. Yanina yaklasildiginda isigini söndüren, gece karanliginda izini kaybettiren bu böcegin ismi ates böcegidir. Aslinda bu böcegin verdigi isigin atesle de sicaklikla da bir ilgisi yoktur. Bunun bilimsel adi “soguk isik”tir ki günümüz teknolojisi bu isigi henüz yapay olarak üretmeyi basaramamistir. Bilim insanlari dünyada milyonlarca yildir mevcut olan bu tabiat teknolojisinin önce çalisma mekanizmasini çözmek sonra da taklit ederek insanlik hizmetine sunabilmek için çalismalarina hiz vermislerdir.
Kisa bir zaman öncesine kadar sürtünme veya isi olmadan isik elde etmenin imkansiz olduguna inaniliyordu. Nasil ki normal bir ampul kendisine verilen enerjinin yüzde 4”ünü, florasan ampul ise yüzde 10”unu isiga dönüstürebiliyor, geri kalanini isi olarak yayiyorsa, ates böceginde de benzer bir durum oldugunu sanan bilim insanlari, böcegin bu is için kullandigi enerjinin tamamini isiga dönüstürebildigini tespit edince hayrete düstüler. Gelelim atesböceginin isik üretme mekanizmasina… Aslinda ates böceklerinin isik verme reaksiyonlari o kadar hizlidir ki bu fonksiyonun kademelerini incelemek hemen hemen imkânsizdir. Yani isik üretim mekanizmasi hakkindaki bilgiler hala teoride kalmaktadirlar. Kesin olarak bilinen bunun moleküler seviyede kimyasal bir islem oldugu, bazi moleküllerin ayrisarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi isiga dönüstürebildikleridir. Ates böceginin karin bölgesindeki isik organinda bulunan guddelerden, isik elde elmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmekledir. Bunlardan birincisinin kimyasal yapisi aydinlatilmis ve yapay olarak elde edilmistir. Ikincisinin ise yapisindaki gizem çözülmesine ragmen sentetik olarak üretilmesi hala mümkün olamamistir. Ates böceklerinde üretilen iki kimyasalin birlesiminin de isik vermeye tam olarak yetmedigi, böcegin isik bölgesine yakin solunum organinin isik verme aninda burayi oksijenle beslemesi gerektigi tespit edilmistir. Bilinmeyen bir baska ayrimi ise bu isigi hangi salterin açip kapadigidir. Bu gizemli böceklerin 2 bin çesidi olup erkekleri uçabilirken disileri kanatsizdirlar. Erkekler disileri aramak için geceleri uçarlar ve isiklarini birbirleri ile iletisim kurmak için kullanirlar. En iyi isik verimini gelismis disiler verir. Ates böcekleri geceleri 3 saat süreyle isik verebilirler. Genellikle isirarak zehirledikleri salyangozlari yedikleri için kireçli topraklarin oldugu nemli bölgelerde daha çok görünürler. Parlamayi saglayan kimyasal maddeler sayesinde, kazara onu yiyen bir düsmani kusmak zorunda kalir ve bir daha baska ates böcegi yemeye tesebbüs etmez.· 

Dogum Gününde Pasta Kesme Adeti Nereden Geliyor?
Dügünlerde pasta kesmek adetinin, yeni evlilere bereket, dogurganlik ve mutluluk dileklerinin iletilmesinin zaman içinde gelismis bir sekli oldugundan bahsetmistik. Dogum günlerinde pasta kesmek adetinin ise tarihi kökeni ve amaci degisiktir. Zaten tek kat olan sekli ve üzerindeki mumlar nedeniyle pasta görünüs olarak da dügün pastasindan farklidir. Pasta sözcügünü hep günümüzdeki anlami ile kullaniyoruz. Aslinda tarihi gelisimi içinde kek demek daha dogru olur. Dogum günü pastasinin bilinen tarihi Helen uygarliklarina kadar uzanir. Bir kutlama amaci ile ortaya çikmasi ise Ortaçagda Almanyada olmustur. 13. yüzyilda Almanyada çocuklara gösterilen ilgi belki bugünkünden bile fazlaydi. Dogum günleri bir festival seklinde kutlaniyordu. Dogum günü kutlamasi sabaha karsi, safakta, gün agarirken basliyordu. Üstü yanar mumlarla süslenmis pasta kek eve getirildiginde çocuk uyandiriliyor, pastanin üstündeki mumlarin ise yemek vakti gelene kadar devamli degistirilerek sürekli yanar halde kalmalari saglaniyordu. Yemegin basinda çocuk mumlari üfleyerek söndürüyor ve sölen basliyordu. Pastanin üzerindeki mumlarin sayisi çocugun yasindan bir fazla oluyordu. Bu bir fazla mum, bir gün sönecek hayatin isigini simgeliyordu. Ayrica çocuga bir çok hediyeler getiriliyor, o gün istedigi, sevdigi yiyecekler hazirlaniyordu. Yani o zamanlarda dogum günü kutlamalari çocuklara yönelikti. Günümüzde her yastan insanin kutladigi dogum günü ve kesilen pasta iste o zamanlarin bir adetinin devamidir. Dogum günü pastasinin üstündeki mumlari bir üfleyiste söndürmek, bu arada bir dilek tutmak, eger dilek gerçeklesirse bunu kimseye söylememek adetleri de o günlerden kalmadir...